Kriyoterapi tedavisi nasıl yapılır?

Kriyoterapi tedavisi nasıl yapılır: Yara dondurma olarak da bilinen kriyoterapi tedavisiyle normal olmayan dokuların dondurma işlemleri yapılmaktadır. Bu şekilde uygulama yapılan alanda tahrip uygulanmaktadır. Yazımızda kriyoterapi tedavisi nasıl yapılır? sorusuyla birlikte, merak edilen bazı soruların cevaplarını vermeye çalışacağız. İşte, detaylar;

Kriyoterapi (yara dondurma) nedir?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi normal olmayan dokuların dondurulma işlemine kriyoterapi (yara dondurma) adı verilmektedir. Uygulama, daha çok Prob denen bir cihazın yardımıyla rahim ağzından giriş yapılmaktadır. Prob’un içinden gaz verilmekte ve ortamdaki ısının çekilmesi amaçlanmaktadır. Bu sırada Prob’un uç kısmı ısı kaybı yaşar ve soğumaya başlar. Bu soğukluk, yaklaşık -90 dereceye kadar çıkabilmektedir. Prob’un soğumuş olan uç kısmı dokuyla temas ettiği için, doku bu soğukluğa dayanamaz ve donar. Prob ile yapılan donma işleminde sıvı nitrojen ve karbondioksit kullanılmaktadır. Uygulama 15 dakika kadar sürmektedir ve bu süre içinde bir iki kez dondurma işlemi gerçekleştirilebilmektedir.

Kriyoterapi, rahim ağzında meydana gelen anormalliklerin tedavisinde kullanılır. Bunlar zaman içinde değişik nedenlerden dolayı ortaya çıkan yaralardır. İşte, bu yaraların iyileştirilmesinde kriyoterapi tedavisi uygulanmaktadır. Hastaya kriyoterapi yapılmadan evvel, PAP smear adı verilen uygulamanın yapılması gerekmektedir. Prob’dan taşan donma alanlarında ısı -20 derece kadardır ve hücre ölümü ile ilgili herhangi bir etkisi yoktur.

Rahim ağzındaki yaraların özellikle incelenmeleri ve buna bağlı olarak da yaralara en uygun prob ucunun seçilmesi gerekmektedir. CINI olarak adlandırılan erken dönem yaralarının tedavisinde oldukça iyi sonuçlar vermektedir. Uygulama sırasında, lezyonun bulunduğu alanın çevresindeki 5 mm’lik kısmın da dondurma işleminin etkisinde olması gerekmektedir. Kriyoterapi’nin etkisi işlemin tekrar edilmesi, hızlı donup yavaş çözülmesi ile daha fazla artış göstermektedir.

Kriyoterapi ne gibi durumlarda yapılmamaktadır?

Kriyoterapi uygulaması, özellikle servikal kanala kadar ilerlemiş olan yaraların tedavisinde ve servikal alanda meydana gelmiş bir enfeksiyon söz konusu olduğunda kullanılmamaktadır. Ayrıca hamile olanlarda ve Prob alanının yetmeyeceği büyüklüğe sahip yaralarda da dondurma işlemi yapılmamaktadır. Devamlı bir şekilde yenilenen yaralara, CIN3 aşaması durumunda ve kanser olması halinde de kriyoterapi tedavisi yapılamaz.

Kriyoterapinin sağladığı avantajlar:

Kriyoterapi uygulaması sırasında kişilerde ciddi yaralanmalar ya da başkaca bir problem yaşanmamaktadır. Hastada kanama riski gibi bir durum çok nadiren görülmektedir, bu da hastada bir soruna yol açmaz. Kriyoterapi, polikliniklerde çok rahatlıkla gerçekleştirilebilen ve maliyeti fazla olmayan bir tedavi yöntemidir. Uygulama sırasında hastaya anestezi verilmez, çünkü çok basit ve rahat bir uygulamadır. Aynı zamanda anestezi verilmediğinden hastanın günlük hayatına dönüşünde bir sıkıntısı olmaz. Kriyoterapi uygulamasının rahim ağzında yapılan bir işlem olmasından dolayı, hasta kısırlık tehlikesini düşünse de uygulamanın üreme sistemiyle hiçbir ilişkisi olmaması bu düşüncenin yersiz olduğunu ortaya koymaktadır.

Kriyoterapide istenmeyen sonuçlar:

Uygulama yapılan hastada sürekli bir akıntı durumu gelişebilmektedir. Hastanın rahim ağzı kapatılabilir, ancak bu durumda da smear testinin yapılmasında zorluk yaşanabilir. Uygulama esnasında hasta adet sancısına benzer ağrılar yaşayabilmektedir. Bunların yanı sıra, kriyoterapi uygulamasından istenen netice elde edilemeyebilir ve yaralarda beklenen iyileşme sağlanamaz.

Uygulama sırasında duyulan ağrının nedeni:

Kriyoterapi’nin rahim ağzında yapılan bir işlem olduğunu belirtmiştik. Uygulamanın yapıldığı rahim ağzında sinirler yoktur ve bundan dolayı da çok fazla ağrı hissedilmemektedir. Ancak adet sancısına benzeyen ağrı kramplarını hissetmek mümkündür. Yaşanan krampların süresi 1-2 dakika kadar devam edebilmekte ve basit bazı ağrı kesicilerle kolayca geçmektedir. Hastanın vajinasının iç kısmında geçici soğukluk hissi olabilir. Uygulama jinekolojik muayene yapılan masada, spekulum yerleştirildikten sonra gerçekleştirilmektedir.

Uygulama sırasında ağrı olmasının yanı sıra, Prob vajinaya değebilir ve ağrıya yol açabilir. Çok az da olsa hastadaki tansiyon düşüklüğüyle alakalı bayılma durumu görülebilmektedir. Bu bayılma, regal refleksten ötürü kaynaklanan bir durumdur.

Kriyoterapi uygulamasından sonraki dönem:

Hastada uygulama sonrası, takip eden haftalarda vajinal akıntı sıklıkla görülen bir durumdur. Akıntıda ölü hücreler yer almaktadır ve enfeksiyona açık bir dönem olduğu için, bu dönem içinde cinsel ilişkiye girilmemesi gerekmektedir. Bunun yanında hastanın tampon kullanması, havuz gibi suyu değiştirilmeyen yerleri kullanmaları sakınca yaratabilir.

Uygulama sonrası dönemde, hastanın vajinal duş yaptırması bile enfeksiyon riskini yükseltmektedir. Kriyoterapi uygulamasını takip eden üçüncü ayın sonunda, yeniden PAP smear testi yapılmalıdır. Yapılan testin sonucunda bir soruna rastlanmadıysa ve temiz çıktıysa, 2 yıl süreyle her altı ayda bir smear testi yaptırılmalıdır. Bunun nedeni, yeniden oluşabilecek olan yaraların bu süreçte ortaya çıkma olasılığıdır. Testin temiz çıkmaması halinde hastaya biyopsi ve LEEP uygulamalarının yapılması gerekir.

Add Comment